Okuma Köşesi
Yazılar & İçerikler
Psikoloji, YKS & LGS süreci, kişisel gelişim ve kariyer üzerine kaleme aldığım yol gösterici makaleler.
Endişe, henüz ödemediğiniz bir borcun faizini peşin ödemektir, CARL JUNG
Gecenin bir yarısı yatağınızda sağa sola dönerken, zihninizde dönüp duran "Ya şöyle olursa?", "Ya rezil olursam?", "Ya işler yolunda gitmezse?" gibi felaket senaryolarının kaçta kaçı gerçekten hayatınızda somut birer realiteye dönüştü? 🧠 Bugün, zihnimizin en büyük illüzyonlarından biri olan ve enerjimizi sinsice tüketen endişelendiğimiz şeylerin aslında çok büyük bir kısmı gerçekleşmiyor konusuna değiniyoruz
Narsisizm Nedir? Gizli Narsisizm ve Narsistik Davranışlar Nasıl Anlaşılır?
Narsisizm Nedir? Narsisizm nedir? Sadece kendini beğenmekten çok daha fazlasıdır. Narsistik davranışlar; yoğun onay ihtiyacı, üstünlük duygusu, eleştiriye aşırı hassasiyet ve ilişkilerde sınır ihlalleriyle kendini gösterebilir. Gizli narsisizm ise daha kırılgan ve hassas bir görünümün arkasında ortaya çıkabilir. Ancak her narsistik davranış, Narsistik Kişilik Bozukluğu anlamına gelmez. Önemli olan etiket koymak değil, sağlıklı ilişki dinamiklerini fark etmektir.
İBN-İ ARABİ DER'Kİ ZİHNİMİZDEN GEÇEN HER DÜŞÜNCE BİZE AİT DEĞİLDİR? PEKİ NEDEN...
Zihninizden geçen her düşünce gerçek değildir. 🧠 Zihin; geçmiş deneyimler, kaygılar ve öğrenilmiş inançlarla sürekli düşünceler üretir. Önemli olan her düşünceye inanmak değil, onu fark edip sorgulayabilmektir. “Ben başarısızım” demek yerine “Başarısız olduğumu düşünüyorum” diyebilmek, düşünceyle aranıza mesafe koyar. Kendinizi düşüncelerinizden ibaret görmeyin. 💭 Zorlandığınız durumlarda destek almak için randevu alabilirsiniz.
İyileşmek İçin Sadece Zamanın Geçmesini Mi Bekliyorsun?
İyileşmek yalnızca zamanın geçmesiyle değil, geçen zamanı nasıl değerlendirdiğimizle de ilgilidir. ⏳ Yaşadığımız acılar, kayıplar ve hayal kırıklıkları kendiliğinden ortadan kalkmayabilir. Viktor Frankl’ın anlam merkezli yaklaşımında olduğu gibi, koşullarımızı her zaman değiştiremesek de onlara karşı tutumumuzu ve bugün atacağımız adımları seçebiliriz. Duygularımızı fark etmek, sosyal bağlarımızı güçlendirmek, anlamlı uğraşlara yönelmek ve gerektiğinde profesyonel destek almak iyileşme sürecini destekler. Önemli olan acıyı unutmak değil, hayatımızın tamamını yönetmesine izin vermemektir. 🌱
ONSRA ; Bir Daha Asla Sevemeyeceğim düşüncesi: Onsra Neden Aşkı Değil, Geleceğe Dair İnancımızı Yaralar?
Onsra, bir ilişki bittiğinde sadece kişiyi değil, "bir daha asla böyle sevemeyeceğim" inancını da kaybetme duygusudur 💭. Bowlby'nin bağlanma kuramına göre bu, gelecekteki bağlanma kapasitesine dair bir korkudur. Helen Fisher'ın fMRI çalışmaları, reddedilmenin beyinde bağımlılık yoksunluğuna benzer tepki yarattığını gösterir 🧠. Ancak Sternberg'in aşk üçgeni kuramı hatırlatır ki her ilişki benzersizdir; kaybedilen o bağın kendisidir, sevme yetisi değil. Destek almak, bu inancı onarabilir 🌱.
Her Bireyin Kendi Algı Dünyasında Yaşadığını ve Öznel Gerçekliklerin İletişimdeki Hayati Rolünü Anlamanın Psikolojik Yolları
Her insan olayları geçmiş deneyimleri ve zihinsel filtreleri aracılığıyla yorumlar; bu yüzden tek bir mutlak gerçeklik yoktur. Görünmez Goril Deneyi gibi çalışmalar, zihnin sadece odaklandığı şeyi algıladığını gösterir. İlişkilerde çatışmaları önlemenin ve zihinsel esneklik kazanmanın yolu, başkalarının öznel dünyasını kabul etmekten geçer. Profesyonel psikolojik danışmanlık, bu farkındalığı geliştirerek daha sağlıklı bağlar kurmanıza yardımcı olur.
Çocuğun İlk Zorbası İyileşmemiş Ebeveyndir: Çocukluk Yaraları Nesilden Nesile Nasıl Aktarılır?
Bir çocuğun ilk dünyası ailesidir ve çocuk kendisiyle ilgili ilk inançlarını ebeveynlerinin yaklaşımıyla oluşturur. Kendi çocukluk yaralarını iyileştirmemiş ebeveynler, farkında olmadan eleştiri, kıyaslama veya duyguları yok sayma gibi davranışlarla çocuklarının benlik algısını etkileyebilir. Bu durum çocuğun yetişkinlik döneminde özgüven sorunları, onay ihtiyacı ve ilişki problemleri yaşamasına neden olabilir. Ancak farkındalık ve psikolojik destek ile bu döngü değiştirilebilir. İyileşen ebeveyn, yalnızca kendisini değil, çocuğunun geleceğini de iyileştirir.
İlişkiler Ara Vererek Değil, Konuşarak Kurtulur: Sessizliğin Değil İletişimin Gücü
İlişkilerde yaşanan sorunlar, her zaman ayrılık ya da ara verme gerektirmez. Kalıcı çözümler, çoğu zaman açık iletişim, empati ve ortak çabayla mümkündür. Ara vermek geçici bir rahatlama sağlayabilir; ancak çözülmeyen problemler geri döner. Araştırmalar, sağlıklı ilişkilerin sırrının çatışmasız olmak değil, çatışmaları yapıcı şekilde yönetebilmek olduğunu göstermektedir. Güçlü ilişkiler, zor zamanlarda birlikte çözüm arayan iki insanın eseridir.
Hayat Bir İstasyon mu Yoksa Bir Yolculuk mu Tren İstasyonu Teorisi
Hayat, olayların ve duyguların uğradığı bir tren istasyonu gibidir. "Tren İstasyonu Teorisi", giden trenlerin (kayıplar, biten ilişkiler) ardından yas tutarak bugünü kaçırmamak gerektiğini vurgular. Carl Rogers ve Maslow’un yaklaşımlarıyla kabullenmenin ve büyümenin önemine değinerek, hayatı durdurmak yerine yeni fırsat vagonlarına binme cesareti önerilir. Kendi istasyonunuzun ışıklarını yakmak ve biletinizi kendiniz kesmek, psikolojik dayanıklılığı artıran en özgürleştirici adımdır... Tam metne ulaşmak için aşağı kaydırın.
Blog Aboneliği
Yeni yazılardan haberdar olun
Yeni bir blog yazısı yayımlandığında e-posta alın. Gereksiz gönderi yok; dilediğiniz zaman tek bağlantıyla abonelikten çıkabilirsiniz.
Instagram paylaşımlarını takip et